Açıkçası emin değilim. 5 yıldır falan yeni bir yazı yazmadım. Zaman ve internet sürekli değişiyor. Artık blog okuyan kaldı mı ona bile emin değilim. Eski yazılardan bazıları halen google sonuçlarından ziyaretçi aldığı için bloğu uykuda da olsa şimdilik yerinde tutmaya karar verdim. Faydalı bir görsel bırakıp gideyim...
31 Ağustos 2018
18 Ağustos 2013
Köpürmeyen Diş Macunu Arayanlara Müjde!
Bulaşık deterjanı gibi köpüren diş macunu yüzünden öğürmekten bi' haller olanlar, merhaba!
Özellikle sabahları diş fırçalama esnasında yaşadığım, çoğunlukla kusmanın eşiğinden döndüğüm öğürme seansları tesadüfen son buldu.
Daha önce hiç adını duymadığım halde bir kozmetik mağazasında görüp, indirimde diye aldığım ithal bir ürün olan Swissdent bu sorunumu çözdü.
Yıllar yılı beyin hücreciklerime işlenen "İsviçreli bilim adamı" safsatası bu diş macununu almamda tabii ki etkili oldu.
Swissdent'ten beklentim Sensodyne ayarında bir performanstı. Ancak ilk kullanımda macunun köpürmemesi ve baskın bir koku veya tada sahip olmayışı dikkatimi çekti. Tam 2 dakikanın sonunda bile ağızda kayda değer bir köpürme oluşmuyor ve ağızda temiz ve ferah bir his oluşturuyor. Paradontax'taki gibi deniz suyu yutmuş gibi olmuyor insan. "Nasıl bir şey acaba?" merakıma yenik düşerek tanıştığım, krem rengi şeffaf jelin içinde mavi partikülleri olan Swissdent Pure öğürmeli diş fırçalama seanslarından beni kurtararak baş tacım oldu ve Sensodyne Beyazlatıcı'nın yanında yerini aldı. Üründen aldığım faydayla birlikte "dental kozmetik" kavramından haberdar olmam da cabası. (Kozmetiğin böyle bir kolu da varmış veya oluşmuş evet!) İsviçrelilerin her şeyi olmasa da bazı şeyleri biliyor oldukları kesin...
Bu yazı köpürmeyen diş macunu yok sanan veya bulamayanlara ithaf edilmiştir.
28 Temmuz 2013
Kamera Önünde Daha İyi Görünmek İçin 10 İpucu
Hemen herkes fotoğraf çekilirken nasıl poz vermesi gerektiğini keşfettiğine ve (ördek dudak olmak pahasına da olsa) en az 1 adet çalışılmış duruşa "nihayet" sahip olduğuna göre artık işin video ayağına geçebiliriz.
Pek çok insan kamera önünde ne yapacağını bilemez, utanır veya saçma olduğunu bile bile korkar. Sırf bu yüzden kendi videosunu çekmeyen 1 milyon kişi bulabilirim.
Aşağıdaki 10 ipucu sayesinde kamera önünde ne yapmanız gerektiğini bilecek veya kamera arkasındaysanız kamera önündeki kurbanınızı rahatlatabileceksiniz.
Aşağıdaki 10 ipucu sayesinde kamera önünde ne yapmanız gerektiğini bilecek veya kamera arkasındaysanız kamera önündeki kurbanınızı rahatlatabileceksiniz.
- İçinde kendinizi iyi hissettiğiniz, sevdiğiniz bir kıyafet giyin.
- Bir vesikalık çeken fotoğrafçı klasiği ama: Dik durun!
- Beden dilinize dikkat edin. Ellerinizi izleyenin dikkatini çekmeyecek, garip durmayacak bir şekilde konumlandırın.
- Gözlerinizin içi gülsün, donuk donuk bakmayın.
- Haber sunucusu gibi konuşmaya çalışıp ses tonunuzu değiştirmenize gerek yok. En iyi arkadaşınızla konuşur gibi doğal konuşun.
- Konuşacağınız veya anlatacağınız konuya odaklanın. Gereksiz cümlelerden ve lafı uzatmaktan kaçının.
- Kameradan korkuyorsanız bir köpeğiniz olduğunu düşünün ve kameraya köpeğinize bakar gibi bakın. (Köpeği olanlar bir adım öne geçti bu maddede.)
- Kuru ağız konuşmanın düşmanıdır. Kayıt öncesi ve molasında biraz su için, ağzınızı çalkalayın ve dudaklarınızı yalayarak nemlendirmeyin!
- Kayıt öncesi kendinizi iyi hissettirecek şeyler yapın, müzik dinlemek, ayna karşısında kendinizle konuşmak gibi... Kendinizi iyi hissedince kameranın önüne geçin.
- Kayıttan önce derin bir nefes alın ve kayıt sırasında da rahat nefes almaya çalışın. Eğer nefes alıp verişiniz ve konuşmanız hızlandıysa ara verin.
Ve şimdi...
3... 2... 1...
Kayıt!
17 Mayıs 2013
Üçgenî Cümbüş
Yine boş bir zaman eğleşisi olarak Paint ile bir şeyler karaladım.
Hem kafayı sıyırıp hem eğlenerek ortaya çıkardığım bu eserimin adı da Üçgenî Cümbüş olarak kayıtlara geçsin istedim.
14 Şubat 2013
Heyhat!
Arapça kökenli bir ünlemsi.
Yazık, ne yazık ki gibi bir anlamı olsa da sanki tanımlanamayan isyanlı bir sitem de içeriyor.
En sevdiklerimden...
Yazık, ne yazık ki gibi bir anlamı olsa da sanki tanımlanamayan isyanlı bir sitem de içeriyor.
En sevdiklerimden...
21 Ocak 2013
Nostaljik Bir Yolculuk: Akrep Nalan Resmi İnternet Sitesi
2000'lerin başında yayına girdiği günden bu yana neredeyse hiçbir köklü değişiklik geçirmemiş Akrep Nalan'ın resmi internet sitesi. Zihnime işlenen sempatik Akrep Nalan imajı da onu tanıdığım zamandan bugüne hiç değişmedi. Site, internetin bebeklik dönemindeki tasarımların bugüne ulaşmış nadir örneklerinden ve dönemin internet sitesi estetiğine de ışık tutuyor işlevini kaybetmeden...
Başka hiçbir yerde bulunmayan kendi ağzından yazılmış biyografisi, fotoğrafları, ücretsiz indirilebilen iki albümü ve sadece bir yerde sahne aldığında yer tarih bilgisi vermek amacıyla güncellenen haberler sayfası içerik beklentisini fazlasıyla karşılıyor. Sosyal medya sayfaları varsın olmasın… Akrep Nalan kendine sosyal bir sanatçı en nihayetinde!
Şimdinin içeriğin önüne geçen estetik kaygılarından uzak, nostaljisini koruyan, gülümseten, naif ve her tıkladığımda beni mutlu eden bir internet sitesi www.akrepnalan.com…
Akrep Nalan’ın 1991’de çıkardığı Dağ Çiçeği ve 1994’te çıkardığı Zil Zurna Sevdalar albümleri 90’lar çalma listeme ve hafızama Güneşlerime Kar Yağdı, Zil Zurna Sevdalar, Cherie, Al Sende Kalsın, Bugün Ayın Işığı, Sarhoş, Karlar Düşer, Halikarnas, Aşiyan gibi 20 yıl sonra bile zevkle dinlediğim şarkılar bıraktı.
Zamanının ruhunu yansıtan bu sitenin değişmesini, şimdiye ayak uydurmasını istemiyorum. Sanki site değişirse Akrep Nalan da değişiverecek gibi!
12 Ekim 2012
Yalnızlar Kulübü
Küçük sahneleri her zaman çok sevmişimdir.
Seyirciyi çabucak kavrayıp oyunun içine çeker küçük sahneler…
ikincikat da böyle bir yer.
Gelelim ikincikat ile tanışmama vesile olan ilk oyuna:
Yalnızlar Kulübü.
Oyun tam bir dar mekân oyunu. Karakterlere ne kadar yakınsanız, o kadar onlardan biri oluyorsunuz sanki. “Hayat Ritmini Bul” kursunda bir hoca ve 5 kursiyer var. Oyunun başında bir an kursiyerlerden birisiniz ve konuşma sırası size de gelebilir gibi hissedip, sonlara doğru onlardan biri olduğunuzu görmeniz hayli olası...
Histerik, paranoyak ve depresif ruh halleri içinde, sosyal problemleri olan kursiyerlerin başkalarına ve kendilerine söyledikleri yalanlarla dolu hayat hikâyeleri bu kursta kesişiyor ve yol herkesi yalnızlığın kucağına götürüp yanlarına bir de yoldaş bırakıyor: Yüzleşme.
Yazıp yöneten Sami Berat Marçalı, oyuncular Hasibe Eren (Demet Hoca), Pınar Çağlar Gençtürk (Buse), Tevfik Şahin (Nazım), Heves Duygu Tüzün (Emel), Güçlü Yalçıner (Kerem) ve Bedir Bedir (Mehmet) aldıkları alkışı sonuna kadar hak ediyor.
Daha fazla detay vererek tadını kaçırmamak adına, oyunu “Seyredilecekler” listenize not almanızı salık vererek yazıyı burada noktalıyorum.
“Sonra her şey çok daha güzel olacak.”
7 Ekim 2012
Beyoğlu'nun Arka Yakası
Şerif Gören’in Beyoğlu’nun Arka Yakası filmine tesadüfen internette rastladım.
Gazino hayatı, genelev manzaraları, izbe oteller, müşteriler, sokak çocukları, hapçılar, polisler, satıcılar, içenler, kediler, rakı, bira, viski, Marlboro, yokuş sokaklar derken semtin karanlık yüzünü kâh sinemacıların kâh memur Haydar’ın gözünden görme fırsatı veriyor bize Şerif Gören…
Karısıyla kavga eden memur Haydar (Tarık Akan) kafa dağıtmak için kendini Beyoğlu’nun tekinsiz, karmaşık sokaklarına atar. Aynı anda bir film ekibi Beyoğlu’nu anlatan yarı belgesel bir film çekmektedir. Maaşını yeni çekmiş olan memur Haydar’ın yolu kadın satıcısı Disko Çarli (Erdal Özyağcılar), konsomatris Zümrüt (Oya Aydoğan) ve Beyoğlu’nun bin bir türlü insanıyla kesişecektir…
Yıl 1986... Fonda Küçük Ceylan, Seni Sevmeyen Ölsün’ü söylerken, film 80’lerin son yıllarındaki Beyoğlu gece hayatına ışık tutuyor. Vizyonda Top Gun var ve fahişesinden travestisine seks işçilerinin hayatlarına ve jargonuna tanıklık ediyoruz. Galata Kulesi’ni, meşhur Markiz Pastanesi’ni, St. Antuan Kilisesi ve Kocaağa Camii’yi, caddeleri sokakları görüyor, George Michael’in Careless Whisper’ini, Tanrı İstemezse’yi, Ümit Besen’in I Love You’sunu duyuyoruz.
Gazino hayatı, genelev manzaraları, izbe oteller, müşteriler, sokak çocukları, hapçılar, polisler, satıcılar, içenler, kediler, rakı, bira, viski, Marlboro, yokuş sokaklar derken semtin karanlık yüzünü kâh sinemacıların kâh memur Haydar’ın gözünden görme fırsatı veriyor bize Şerif Gören…
Etiketler:
İstanbul,
Nostalji,
Sinema,
Tanınmış Kişi,
Tavsiye
12 Eylül 2012
Meral Okay'dan Geriye Kalan: Daha Az Muhteşem Yüzyıl
Dizi sezonu açıldı.
Reytingi cepte olanlardan bir tanesi tabii ki Muhteşem Yüzyıl.
Bakalım rahmetli Meral Okay'ın ardından ne hale gelmiş diye yeni sezonun ilk bölümüne bir göz attım.
Başarılı oyunculuklar, kaliteli seslendirme ve zayıf görsel efektler dışında Meral'in yokluğu hemen anlaşılıyor. O ruhu okşayan aşk cümleleri, o insanı korkutan hırs dolu büyük laflar yok.
Meral "benden sonra diziyi devam ettirmeyin" diye vasiyet etmesine rağmen kalemi devralan Yılmaz Şahin hikayeyi nasıl akıtacak bilinmez ama diyalogların kilo verdiği ortada. Meral Okay'ın insani ve edebi cümlelerinin lezzeti ve tahmin edilebilir bile olsa heyecan yaratan senaryo ters köşeleri uçup gitmiş.
Bütün bir sezon saray kadınlarının kedi köpek gibi dalaşmasını vereceklerse de bir anlamı kalmayacak dizinin... Yılmaz Şahin alnının akıyla projeyi bitirebilirse takdirleri toplayacak. Bitiremezse de Yalan Rüzgarı'na döndürdüğü Kavak Yelleri'nin gazabı peşini bırakmamış ve tarih tekerrür etmiş olacak. Nitekim Muhteşem Yüzyıl'dan da Yalan Rüzgarı kokuları gelmiyor değil.
Reytingi cepte olanlardan bir tanesi tabii ki Muhteşem Yüzyıl.
Bakalım rahmetli Meral Okay'ın ardından ne hale gelmiş diye yeni sezonun ilk bölümüne bir göz attım.
Başarılı oyunculuklar, kaliteli seslendirme ve zayıf görsel efektler dışında Meral'in yokluğu hemen anlaşılıyor. O ruhu okşayan aşk cümleleri, o insanı korkutan hırs dolu büyük laflar yok.
Meral "benden sonra diziyi devam ettirmeyin" diye vasiyet etmesine rağmen kalemi devralan Yılmaz Şahin hikayeyi nasıl akıtacak bilinmez ama diyalogların kilo verdiği ortada. Meral Okay'ın insani ve edebi cümlelerinin lezzeti ve tahmin edilebilir bile olsa heyecan yaratan senaryo ters köşeleri uçup gitmiş.
Bütün bir sezon saray kadınlarının kedi köpek gibi dalaşmasını vereceklerse de bir anlamı kalmayacak dizinin... Yılmaz Şahin alnının akıyla projeyi bitirebilirse takdirleri toplayacak. Bitiremezse de Yalan Rüzgarı'na döndürdüğü Kavak Yelleri'nin gazabı peşini bırakmamış ve tarih tekerrür etmiş olacak. Nitekim Muhteşem Yüzyıl'dan da Yalan Rüzgarı kokuları gelmiyor değil.
Etiketler:
Medya,
Tanınmış Kişi,
TV
30 Ağustos 2012
Kuşlar...
İnternetten bulduğum görselleri kesip biçmeyi, onlarla oynamayı seviyorum.
Resimdeki hiçbir şey bana ait değil ancak kafesteki kuşları sevdim ve onları evirip çevirdim, rengiyle ışığıyla vesairesiyle oynadım.
Nihai halini ortaya ben çıkardım.
Bu durumda bu resim ne kadar bana ait ya da değil bilemiyorum.
(Bence bana ait değil...)
Dursun buracıkta...
Belki biri beğenir Twitter'ına arkaplan yapar benim yaptığım gibi ya da evirir çevirir, bi' şey yapar...
Dursun işte...
Resimdeki hiçbir şey bana ait değil ancak kafesteki kuşları sevdim ve onları evirip çevirdim, rengiyle ışığıyla vesairesiyle oynadım.
Nihai halini ortaya ben çıkardım.
Bu durumda bu resim ne kadar bana ait ya da değil bilemiyorum.
(Bence bana ait değil...)
Dursun buracıkta...
Belki biri beğenir Twitter'ına arkaplan yapar benim yaptığım gibi ya da evirir çevirir, bi' şey yapar...
Dursun işte...
26 Ağustos 2012
Benim Annem Bir Postmodern
Hayat, sanata bulaşmak için sebeplerle dolu, bazen bile isteye, bazense spontane...
Örneğin annem... Plastik çiçeğinin vazosu kırılmasaydı, evin bir köşesinde durmakta olan "Absolut Disco" şişesini vazoya dönüştürüp, minyatür disko topunu da yanına koyarak dantel örtü üstünde böyle bir postmodern kompozisyon oluşturmayacaktı...
Örneğin annem... Plastik çiçeğinin vazosu kırılmasaydı, evin bir köşesinde durmakta olan "Absolut Disco" şişesini vazoya dönüştürüp, minyatür disko topunu da yanına koyarak dantel örtü üstünde böyle bir postmodern kompozisyon oluşturmayacaktı...
![]() |
| Misafir Odasından Postmodern Tınılar - Annem, Ağustos 2012 |
13 Temmuz 2012
6 Adımda Daha İyi Diş Fırçalamak
Kimilerinin dişleri fırçalamasa da beyazdır, kimilerininki ise doğuştan sarıdır fakat şu bir gerçek ki fırçalanan dişler, fırçalanmayan dişlerden her zaman daha iyi bir renge sahiptir ve elbette ki daha sağlıklıdır.
Kısaca:
Peki, "Dişimizden tırnağımızdan artırıp, diş fırçalamaya ayırdığımız 2 dakikayı nasıl en iyi şekilde değerlendiririz?" derseniz, buyrun görsele...
Kısaca:
- Bütün diş macunları dişleri temizler, bazıları daha çok temizler.
- Bütün diş fırçalarıyla diş fırçalanır ancak en zararsızı en yumuşak olanıdır.
Peki, "Dişimizden tırnağımızdan artırıp, diş fırçalamaya ayırdığımız 2 dakikayı nasıl en iyi şekilde değerlendiririz?" derseniz, buyrun görsele...
İşte bu kadar.
Hadi günde 2 kere yapamadınız diyelim, en azından bir kere yapabilirsiniz.
Bir kere fırçalamak, hiç fırçalamamaktan iyidir.
"Dil" fırçalamaya gelince... Fazla gırtlağa götürürseniz öğürebilir, kusabilirsiniz ama dildeki kalıntıların ağız kokusunu tetiklediği gerçeğini düşünün ve seyrek de olsa dilinizi fırçalamaya çalışın.
Ne kadar da dişe dokunur bir yazı oldu bu böyle!
3 Haziran 2012
Yurtta Kürtaj, Dünyada Kürtaj
Ülkelerine göre kürtajın yasal durumu: ██ Yasal; istenildiğinde mevcut. ██ Irza
geçme, annenin hayatına tehlike, bedensel sağlık ya da ruh sağlığı
sorunları, sosyoekonomik faktörler ve/veya fetüs bozukluğu durumlarında
yasal. ██ Irza
geçme, annenin hayatına tehlike, bedensel sağlık ya da ruh sağlığı
sorunları ve/veya fetüs bozukluğu durumları haricinde yasadışı. ██ Irza geçme, annenin hayatına tehlike ve/veya bedensel sağlık ya da ruh sağlığı sorunları haricinde yasadışı. ██ Annenin hayatına tehlike ve/veya bedensel sağlık ya da ruh sağlığı sorunları haricinde yasadışı. ██ İstisnasızca yasadışı. ██ Bölgeye göre değişir. ██ Bilgi yok.
Son tartışmalar doğrultusunda dünya kürtaja nasıl bakıyor, kürtaj hangi durumlarda yasal, dünya ülkelerinin kürtaja karşı olan yasal tutumları nedir deyip, kabaca bir araştırma yaptım. Türkiye’de 1983’te kabul edilmiş kanun, gebeliğin ilk 10 haftası içinde kürtaja izin veriyor. 10 haftayı geçen sürelerde ise kürtaj için annenin hayati tehlikesinin olması, fetüsün sağlıksız olması gibi sebeplerle beraber iki doktorun imzalayacağı bir sağlık kurulu raporu isteniyor. Kıtalar ve ülkeler bazında kürtaj ile ilgili edindiğim bazı bilgiler ise şöyle:
Kuzey Amerika
Kanada: 1988’den bu yana Kanada Yüksek Mahkemesi kürtaj kısıtlamalarını anayasaya aykırı bulduğu için, hamileliğin herhangi bir aşamasında, herhangi bir nedenle kürtajı yasal kıldı.
Meksika: Eyaletten eyalete değişse de, bazı eyaletlerde annenin hayatı ve beden sağlığı tehlikedeyse, fetal anomali ihtimali taşıyan gebeliklerde ve tecavüz vakalarında kürtaj hakkı tanınıyor. Mexico City, 2007’de hamileliğin ilk 12. haftasında kürtajı yasallaştıran Meksida’ki ilk belediye oldu.
Latin Amerika
Brezilya: Anne hayatının tehlikede olduğu durumlarda ya da gebeliğin ensest / tecavüz sebebiyle oluştuğunun resmi olarak kanıtlanması durumunda kürtaj yasal. Birçok kadın bu yüzden kendi kendileri yasadışı bir şekilde, ilaçla düşük yapıyor ve berbat düşüklerin sonucunda hastaneye kaldırılıyor.
Şili: 1967’de Şili Sağlık Kanunu, annenin hayatının sözkonusu olması şartıyla kürtajı yasal kıldı. 1989’da kürtaj her koşulda yasadışı ilan edildi. 2006’da 14 yaş ve altı kadınlara ertesi gün hapı kullanma izni getirdi ancak 2008’de Şili Anayasa Mahkemesi bu düzenlemeyi askıya aldı.
Kolombiya: 2006’ya kadar kürtaj her koşulda yasaktı. Yüksek mahkeme kürtajı tecavüz veya ensest vakaları, anne hayatının veya beden sağlığının tehlikede olduğu durumlar için yasal kıldığında ise kürtaj karşıtlaru durumu prtoesto etti, ancak düzenleme devam etmekte. Bazı bilgilere göre 300.000’den fazla yasadışı kürtaj yapılıyor ve yasadışı kürtaj anne ölümlerinde önde gelen sebepler sıralamasında 3. sırada.
El Salvador: Her durumda, doktorun gerekli görmesi durumunda bile kürtaj yasak ve hükümet bu yasağı güçlü bir biçimde yürütüyor.
Nikaragua: 2006’dan beri kürtaj her durumda yasak. Onun öncesinde ise tecavüz ve annenin sağlığının tehlikede olduğu konusunda 3 doktorun hemfikir olması koşulu vardı. Sağlık uzmanları yılda 30.000’den fazla yasadışı kürtaj yapıldığını belirtiyor.
Batı Avrupa
Almanya: 1995’te kürtaj yasadışı ilan edildi ancak kadının tecavüz kurbanı olması ve kürtajın gebeliğin ilk 12 haftasında gerçekleştirilmesi durumunda kürtaj yapılırsa kadın ya da doktor hakkında dava açılmıyor. 12 haftayı aşan gebelik sürelerinde kürtaj sadece annenin ruhsal ve fiziksel sağlığının tehlikede olması durumunda yapılabiliyor.
İngiltere: 1967 Kürtaj Yasası’ından bu yana kürtaj serbest ancak iki doktor tarafından sebeplerinin belirtilmesi ve izin verilmesi şartı aranıyor. Gebeliğin ilk 24 haftasında annenin ruhsal ve fiziksel sağlığını korumak, fetal anomali, sosyal ve ekonomik nedenlerle gebelik sonlandırılabilir. Ciddi hayati tehlike durumlarında kürtaj için gebelik süresi sınırlaması yok. İngiltere’de her yıl 200.000 kürtaj operasyonunun gerçekleştiği tahmin ediliyor.
Yunanistan: 1986 yılından beri, hamileliğin ilk 12 haftasında kürtaj yasal. Tecavüz ve ensest durumlarında yasal süre 19 haftaya, fetal anomali durumunda ise 24 haftaya kadar çıkabiliyor. Liberal kürtaj yasalarına rağmen kürtaj hizmetlerinin reklamı yasak.
İrlanda: 1861’de kürtaj her koşulda yasaklandı. 1983’te kadının yaşam hakkıyla fetüsün yaşam hakkını dengeleyen bir anayasa değişikliği paketiyle ülkenin kürtaj kısıtlamaları güçlendirildi. 1992’de 14 yaşında tecavüze uğrayan bir kız çocuğunun intihar edebileceği gerekçesiyle mahkeme kız çocuğunun kürtaj için İngiltere’ye seyahat edebileceğine hükmetti. Her yıl 7.000’den fazla İrlandalı kadının kürtaj için İngiltere’ye seyahat ettiği tahmin ediliyor.
İspanya: Annenin hayatı veya beden ve ruh sağlığının tehlikede olduğu durumlarda kürtaj yasal. Tecavüz olaylarında 12 haftaya kadar, fetüs bozukluğunda ise 22 haftaya kadar kürtaj yasal. Sosyalist parti savunucuları daha liberal kürtaj yasaları talep ederken, kürtaj karşıtları kürtajın zaten yeterince erişilebilir olduğu görüşünde.
İsveç: 1974 yılından bu yana, kürtaj hamileliğin ilk 18 haftası içinde her koşulda yasaldır. Bu noktadan sonra ise Sağlık ve Refah Ulusal Kurulu izin verdiği takdirde ya da annenin hayatı veya beden ve ruh sağlığının tehlikede olduğu durumlarda yasaldır. Bugüne kadar İsveç’te kürtaj konusu siyasi açıdan tartışmalı bir konu olmamıştır.
Doğu Avrupa
Letonya: 1982’de sağlık nedenleriyle kürtaj 28 haftaya kadar yasallaştı. Beş yıl sonra anne veya kocasının hapse girmesi, boşanma ve tecavüz gibi tıp dışı nedenler de yasal kapsama alındı. Diğer durumlarda kürtaj cezalandırılıyor.
Polonya: 1993 yılında kabul edilen yasayla anne hayatını ve beden sağlığını korumak amacıyla kürtaj gebelik boyunca yasallaştı. Gebeliğin ilk 12 haftasında kürtaj, tecavüz, ensest veya fetal anomali durumlarında da yasal.
Rusya: Kürtajı resmi olarak serbest bırakan ilk ülke Rusya'dır. 1920 yılında hangi sebeble olursa olsun cenin aldırmak bu ülkede suç olmaktan çıkmıştır. Bunun sonucunda ise Rusya'da 1934 yılında 700.000 kürtaj operasyonu rapor edilmiştir ki bu sayıya resmi olmayan operasyonlar dahil değildir. 2003’ten bu yana gebeliğin 12 – 22 haftaları arasında yapılan kürtaj yasal kabul edilmiştir.
Slovenya: 1977’den bu yana yürürlükte olan kürtaj yasaları kapsamından 10 haftaya kadar kürtaj yasaldır ve sağlık sistemi kapsamında ücretsizdir. 2006’da doğum oranının artması için sadece annenin hayati tehlikesinin bulunduğu ve tıbbi gerekliliğin olduğu durumlarla sınırlayarak yasa kapsamını daraltılmasını öneren Emek, Aile ve Sosyal İşler Bakanı’nın derhal istifa etmesi istendi ve öneri düştü.
Afrika
Nijerya: Kürtaj, sadece annenin hayatını korumak için ise yasal.
Senegal: Annenin hayatını koruma amacı dışında kürtaj yasadışı. Kürtaj hakkını kazanmak için iki hekimin annenin sağlığının tehlikede olduğuna hemfikir olması ve hekimlerden birinin mahkemece onaylanan listede olması şartı var.
Güney Afrika: 1996’dan beri kürtaj, hamileliğin ilk 3 ayında durum annenin sosyal ya da ekonomik durumunu kötü etkiliyorsa, annenin fiziksel veya ruhsal sağlığı risk altında ise yasal. Fetüs ve anne sağlığı tehlikede ise 20. haftadan sonra kürtaj yine yasal.
Zimbabve: 1977 yılında kürtaj anne sağlığının risk altında olduğu, hamileliğin ensest ve tecavüz gibi yasadışı bir ilişki sonucu gerçekleştiği, fetüsün tehlikede olduğu durumlar için yasal kılındı. Ancak her durumda resmi izin ve evrak isteniyor. Bu da kadınların yasadışı kürtaja yönelmesine sebep oluyor.
Orta Doğu
Tunus: Diğer Müslüman ülkelerle karşılaştırıldığında, Tunus’un liberal kürtaj politikaları mevcut. Kürtaj, ilk 12 haftada ve 12 haftadan sonra annenin fiziksel veya ruhsal sağlık riski olduğu ve fetal anomali olgularında yasal. Ancak toplumun geleneksel olduğu bölgelerde tabu kabul edilen evlilik dışı ilişki, evlilik öncesi seks sonucu oluşan gebeliklerde doktorlar kürtaj işlemi için isteksiz olabilildiğinden kadınlar sık sık yasadışı kürtaja başvuruyor.
Mısır: 1937 Mısır Ceza Yasası kürtajı her koşulda yasaklamış ancak ceza hukuku “gereklilik” durumunda esneklik sağlıyor. Hekimlerden oluşan bir komitenin kanun çerçevesinde kürtajın kabul edilebilir olduğunu onaylaması gerekiyor.
İran: Kürtaj 1979 İslam Devrimi'nden bu yana İran'da yasadışı ve hiçbir açık istisnası yok. Ancak İran yasaları bir kişinin hayatını kurtarmak sözkonusu olduğunda bu konuda izin verebiliyor. Bu da “hayati tehlikesi olan anne kürtaj olabilir” çıkarımını yapmamızı sağlayabilir. 2005’te İran parlementosu fetal bozuklukların ileride ekonomik yük getireceği gerekçesiyle gebeliğin ilk 4 ayında kürtaja izin veren bir tedbir kararı almış ancak İran Muhafız Konseyi kararı durdurmuş.
İsrail: 1977’de annenin hayatını kurtarmak ya da onu ruhsal veya fiziksel sağlığı korumak için çıkarılan bir kanunla kürtaj yasallaşmış. Tecavüz, ensest, fetal yetersizlik, toplumsal koşullar gibi geniş bir yelpazede kürtaj yasal. 1979’da toplumsal koşullar yasal kapsamdan çıkarılsa da bu konuda hoşgörü devam etmekte. Her kürtaj bir sosyal hizmet uzmanı ve iki hekimden oluşan bir tıbbi komite tarafından yetkilendirimek zorunda.
Asya
Çin: Kürtaj Çin’de tamamen serbest ve herhangi bir gebelik süresi kısıtlaması yok. Cinsiyet tercihli kürtaj yasak olmasına rağmen, uzmanlar Çin’in “her aileye 1 çocuk” politikasından dolayı dişi fetüslerde kürtajın daha yaygın olduğunu söylüyor. Bugün tahminen her 100 kız bebek doğumuna karşılık, 120 erkek bebek doğmaktaymış.
Hindistan: Gebeliğin ilk 20 haftasında tecavüz, fetal anomali, sosyal – ekonomik nedenler, anne ruh ve beden sağlığı sözkonusu olduğunda kürtaj serbest ancak 12. haftadan sonra kürtaj için bazı prosedürler mevcut. Dişi fetüslerin cinsiyet tercihli kürtaja kurban edilmelerini önlemek amacıyla doğum öncesi cinsiyet öğrenme testleri yasaklanmış.
Japonya: Kadın hayatta kalmak ve fiziksel sağlığını korumak için gebeliğin ilk 24 haftası içinde kürtaj olabiliyor. Tecavüz vakaları, sosyal ve ekonomik sebeplerle kürtaj da yasal.
Filipinler: 1930’dan bu yana Filipinler’de kürtaj yasadışı. Kürtaj için tek geçerli neden anne hayatının tehlikede olması ve bu da tıp uzmanlarından oluşan bir kurulun iznine tabi...
Kabaca bakıldığında bile istatistikler gelişmiş ülkelerle gelişmemiş ülkeler arasındaki kürtaj tutumunun ve yasalarının farkını, getirdiği / getirebileceği sonuçları ortaya koyuyor. Türkiye’de şuan yürürlükte olan kürtaj yasasının gelişmiş ülkelerdeki yasalarla benzeştiği ortada. Hükümetin “Kürtaj cinayettir.” söylemi paralelinde gelecek vadede getirmeyi planladığı yeni düzenlemelerin ise yasadışı sağlıksız kürtaj ve sakat bebek doğumlarının çoğalması bir yana, ülkede sosyal bir kaosa yol açması kaçınılmaz görünüyor.
Kuzey Amerika
Kanada: 1988’den bu yana Kanada Yüksek Mahkemesi kürtaj kısıtlamalarını anayasaya aykırı bulduğu için, hamileliğin herhangi bir aşamasında, herhangi bir nedenle kürtajı yasal kıldı.
Meksika: Eyaletten eyalete değişse de, bazı eyaletlerde annenin hayatı ve beden sağlığı tehlikedeyse, fetal anomali ihtimali taşıyan gebeliklerde ve tecavüz vakalarında kürtaj hakkı tanınıyor. Mexico City, 2007’de hamileliğin ilk 12. haftasında kürtajı yasallaştıran Meksida’ki ilk belediye oldu.
Latin Amerika
Brezilya: Anne hayatının tehlikede olduğu durumlarda ya da gebeliğin ensest / tecavüz sebebiyle oluştuğunun resmi olarak kanıtlanması durumunda kürtaj yasal. Birçok kadın bu yüzden kendi kendileri yasadışı bir şekilde, ilaçla düşük yapıyor ve berbat düşüklerin sonucunda hastaneye kaldırılıyor.
Şili: 1967’de Şili Sağlık Kanunu, annenin hayatının sözkonusu olması şartıyla kürtajı yasal kıldı. 1989’da kürtaj her koşulda yasadışı ilan edildi. 2006’da 14 yaş ve altı kadınlara ertesi gün hapı kullanma izni getirdi ancak 2008’de Şili Anayasa Mahkemesi bu düzenlemeyi askıya aldı.
Kolombiya: 2006’ya kadar kürtaj her koşulda yasaktı. Yüksek mahkeme kürtajı tecavüz veya ensest vakaları, anne hayatının veya beden sağlığının tehlikede olduğu durumlar için yasal kıldığında ise kürtaj karşıtlaru durumu prtoesto etti, ancak düzenleme devam etmekte. Bazı bilgilere göre 300.000’den fazla yasadışı kürtaj yapılıyor ve yasadışı kürtaj anne ölümlerinde önde gelen sebepler sıralamasında 3. sırada.
El Salvador: Her durumda, doktorun gerekli görmesi durumunda bile kürtaj yasak ve hükümet bu yasağı güçlü bir biçimde yürütüyor.
Nikaragua: 2006’dan beri kürtaj her durumda yasak. Onun öncesinde ise tecavüz ve annenin sağlığının tehlikede olduğu konusunda 3 doktorun hemfikir olması koşulu vardı. Sağlık uzmanları yılda 30.000’den fazla yasadışı kürtaj yapıldığını belirtiyor.
Batı Avrupa
Almanya: 1995’te kürtaj yasadışı ilan edildi ancak kadının tecavüz kurbanı olması ve kürtajın gebeliğin ilk 12 haftasında gerçekleştirilmesi durumunda kürtaj yapılırsa kadın ya da doktor hakkında dava açılmıyor. 12 haftayı aşan gebelik sürelerinde kürtaj sadece annenin ruhsal ve fiziksel sağlığının tehlikede olması durumunda yapılabiliyor.
İngiltere: 1967 Kürtaj Yasası’ından bu yana kürtaj serbest ancak iki doktor tarafından sebeplerinin belirtilmesi ve izin verilmesi şartı aranıyor. Gebeliğin ilk 24 haftasında annenin ruhsal ve fiziksel sağlığını korumak, fetal anomali, sosyal ve ekonomik nedenlerle gebelik sonlandırılabilir. Ciddi hayati tehlike durumlarında kürtaj için gebelik süresi sınırlaması yok. İngiltere’de her yıl 200.000 kürtaj operasyonunun gerçekleştiği tahmin ediliyor.
Yunanistan: 1986 yılından beri, hamileliğin ilk 12 haftasında kürtaj yasal. Tecavüz ve ensest durumlarında yasal süre 19 haftaya, fetal anomali durumunda ise 24 haftaya kadar çıkabiliyor. Liberal kürtaj yasalarına rağmen kürtaj hizmetlerinin reklamı yasak.
İrlanda: 1861’de kürtaj her koşulda yasaklandı. 1983’te kadının yaşam hakkıyla fetüsün yaşam hakkını dengeleyen bir anayasa değişikliği paketiyle ülkenin kürtaj kısıtlamaları güçlendirildi. 1992’de 14 yaşında tecavüze uğrayan bir kız çocuğunun intihar edebileceği gerekçesiyle mahkeme kız çocuğunun kürtaj için İngiltere’ye seyahat edebileceğine hükmetti. Her yıl 7.000’den fazla İrlandalı kadının kürtaj için İngiltere’ye seyahat ettiği tahmin ediliyor.
İspanya: Annenin hayatı veya beden ve ruh sağlığının tehlikede olduğu durumlarda kürtaj yasal. Tecavüz olaylarında 12 haftaya kadar, fetüs bozukluğunda ise 22 haftaya kadar kürtaj yasal. Sosyalist parti savunucuları daha liberal kürtaj yasaları talep ederken, kürtaj karşıtları kürtajın zaten yeterince erişilebilir olduğu görüşünde.
İsveç: 1974 yılından bu yana, kürtaj hamileliğin ilk 18 haftası içinde her koşulda yasaldır. Bu noktadan sonra ise Sağlık ve Refah Ulusal Kurulu izin verdiği takdirde ya da annenin hayatı veya beden ve ruh sağlığının tehlikede olduğu durumlarda yasaldır. Bugüne kadar İsveç’te kürtaj konusu siyasi açıdan tartışmalı bir konu olmamıştır.
Doğu Avrupa
Letonya: 1982’de sağlık nedenleriyle kürtaj 28 haftaya kadar yasallaştı. Beş yıl sonra anne veya kocasının hapse girmesi, boşanma ve tecavüz gibi tıp dışı nedenler de yasal kapsama alındı. Diğer durumlarda kürtaj cezalandırılıyor.
Polonya: 1993 yılında kabul edilen yasayla anne hayatını ve beden sağlığını korumak amacıyla kürtaj gebelik boyunca yasallaştı. Gebeliğin ilk 12 haftasında kürtaj, tecavüz, ensest veya fetal anomali durumlarında da yasal.
Rusya: Kürtajı resmi olarak serbest bırakan ilk ülke Rusya'dır. 1920 yılında hangi sebeble olursa olsun cenin aldırmak bu ülkede suç olmaktan çıkmıştır. Bunun sonucunda ise Rusya'da 1934 yılında 700.000 kürtaj operasyonu rapor edilmiştir ki bu sayıya resmi olmayan operasyonlar dahil değildir. 2003’ten bu yana gebeliğin 12 – 22 haftaları arasında yapılan kürtaj yasal kabul edilmiştir.
Slovenya: 1977’den bu yana yürürlükte olan kürtaj yasaları kapsamından 10 haftaya kadar kürtaj yasaldır ve sağlık sistemi kapsamında ücretsizdir. 2006’da doğum oranının artması için sadece annenin hayati tehlikesinin bulunduğu ve tıbbi gerekliliğin olduğu durumlarla sınırlayarak yasa kapsamını daraltılmasını öneren Emek, Aile ve Sosyal İşler Bakanı’nın derhal istifa etmesi istendi ve öneri düştü.
Afrika
Nijerya: Kürtaj, sadece annenin hayatını korumak için ise yasal.
Senegal: Annenin hayatını koruma amacı dışında kürtaj yasadışı. Kürtaj hakkını kazanmak için iki hekimin annenin sağlığının tehlikede olduğuna hemfikir olması ve hekimlerden birinin mahkemece onaylanan listede olması şartı var.
Güney Afrika: 1996’dan beri kürtaj, hamileliğin ilk 3 ayında durum annenin sosyal ya da ekonomik durumunu kötü etkiliyorsa, annenin fiziksel veya ruhsal sağlığı risk altında ise yasal. Fetüs ve anne sağlığı tehlikede ise 20. haftadan sonra kürtaj yine yasal.
Zimbabve: 1977 yılında kürtaj anne sağlığının risk altında olduğu, hamileliğin ensest ve tecavüz gibi yasadışı bir ilişki sonucu gerçekleştiği, fetüsün tehlikede olduğu durumlar için yasal kılındı. Ancak her durumda resmi izin ve evrak isteniyor. Bu da kadınların yasadışı kürtaja yönelmesine sebep oluyor.
Orta Doğu
Tunus: Diğer Müslüman ülkelerle karşılaştırıldığında, Tunus’un liberal kürtaj politikaları mevcut. Kürtaj, ilk 12 haftada ve 12 haftadan sonra annenin fiziksel veya ruhsal sağlık riski olduğu ve fetal anomali olgularında yasal. Ancak toplumun geleneksel olduğu bölgelerde tabu kabul edilen evlilik dışı ilişki, evlilik öncesi seks sonucu oluşan gebeliklerde doktorlar kürtaj işlemi için isteksiz olabilildiğinden kadınlar sık sık yasadışı kürtaja başvuruyor.
Mısır: 1937 Mısır Ceza Yasası kürtajı her koşulda yasaklamış ancak ceza hukuku “gereklilik” durumunda esneklik sağlıyor. Hekimlerden oluşan bir komitenin kanun çerçevesinde kürtajın kabul edilebilir olduğunu onaylaması gerekiyor.
İran: Kürtaj 1979 İslam Devrimi'nden bu yana İran'da yasadışı ve hiçbir açık istisnası yok. Ancak İran yasaları bir kişinin hayatını kurtarmak sözkonusu olduğunda bu konuda izin verebiliyor. Bu da “hayati tehlikesi olan anne kürtaj olabilir” çıkarımını yapmamızı sağlayabilir. 2005’te İran parlementosu fetal bozuklukların ileride ekonomik yük getireceği gerekçesiyle gebeliğin ilk 4 ayında kürtaja izin veren bir tedbir kararı almış ancak İran Muhafız Konseyi kararı durdurmuş.
İsrail: 1977’de annenin hayatını kurtarmak ya da onu ruhsal veya fiziksel sağlığı korumak için çıkarılan bir kanunla kürtaj yasallaşmış. Tecavüz, ensest, fetal yetersizlik, toplumsal koşullar gibi geniş bir yelpazede kürtaj yasal. 1979’da toplumsal koşullar yasal kapsamdan çıkarılsa da bu konuda hoşgörü devam etmekte. Her kürtaj bir sosyal hizmet uzmanı ve iki hekimden oluşan bir tıbbi komite tarafından yetkilendirimek zorunda.
Asya
Çin: Kürtaj Çin’de tamamen serbest ve herhangi bir gebelik süresi kısıtlaması yok. Cinsiyet tercihli kürtaj yasak olmasına rağmen, uzmanlar Çin’in “her aileye 1 çocuk” politikasından dolayı dişi fetüslerde kürtajın daha yaygın olduğunu söylüyor. Bugün tahminen her 100 kız bebek doğumuna karşılık, 120 erkek bebek doğmaktaymış.
Hindistan: Gebeliğin ilk 20 haftasında tecavüz, fetal anomali, sosyal – ekonomik nedenler, anne ruh ve beden sağlığı sözkonusu olduğunda kürtaj serbest ancak 12. haftadan sonra kürtaj için bazı prosedürler mevcut. Dişi fetüslerin cinsiyet tercihli kürtaja kurban edilmelerini önlemek amacıyla doğum öncesi cinsiyet öğrenme testleri yasaklanmış.
Japonya: Kadın hayatta kalmak ve fiziksel sağlığını korumak için gebeliğin ilk 24 haftası içinde kürtaj olabiliyor. Tecavüz vakaları, sosyal ve ekonomik sebeplerle kürtaj da yasal.
Filipinler: 1930’dan bu yana Filipinler’de kürtaj yasadışı. Kürtaj için tek geçerli neden anne hayatının tehlikede olması ve bu da tıp uzmanlarından oluşan bir kurulun iznine tabi...
Kabaca bakıldığında bile istatistikler gelişmiş ülkelerle gelişmemiş ülkeler arasındaki kürtaj tutumunun ve yasalarının farkını, getirdiği / getirebileceği sonuçları ortaya koyuyor. Türkiye’de şuan yürürlükte olan kürtaj yasasının gelişmiş ülkelerdeki yasalarla benzeştiği ortada. Hükümetin “Kürtaj cinayettir.” söylemi paralelinde gelecek vadede getirmeyi planladığı yeni düzenlemelerin ise yasadışı sağlıksız kürtaj ve sakat bebek doğumlarının çoğalması bir yana, ülkede sosyal bir kaosa yol açması kaçınılmaz görünüyor.
28 Mayıs 2012
Debdebe
Debdebe: isim
Debdebeli: sıfat
Arapça'dan dilimize girmiş, şaşaa, görkem, tantana, gösteriş gibi anlamlarda kullanılagelen, söyleyene, en azından bana çok zevk veren bir kelime. Yapılanı gizliden yadırgar, küçümser, aşağılar bir tavrı da var sanki. Türk Dili Kurumu gibi ben de örnek cümle kurayım:
Debdebeli kıyafetine rağmen güzel görünmüyordu. (görkemli, şaşaalı anlamında)
Bu kadar debdebeye ne gerek vardı? (tantana, gösteriş anlamında)
Debdebeli: sıfat
Arapça'dan dilimize girmiş, şaşaa, görkem, tantana, gösteriş gibi anlamlarda kullanılagelen, söyleyene, en azından bana çok zevk veren bir kelime. Yapılanı gizliden yadırgar, küçümser, aşağılar bir tavrı da var sanki. Türk Dili Kurumu gibi ben de örnek cümle kurayım:
Debdebeli kıyafetine rağmen güzel görünmüyordu. (görkemli, şaşaalı anlamında)
Bu kadar debdebeye ne gerek vardı? (tantana, gösteriş anlamında)
22 Mayıs 2012
Eskiye Takılıp Kalmak ya da Kuşak Farkının Engellenemezliği
En sevdiğim oyunlar hep televizyona bağlanan atari oyunları döneminin oyunları... Meşhur Pacman'in bir başka versiyonu olan Pacxon da bunlardan biri.

Bilgisayar oyunu piyasası her geçen gün dallanıp budaklanarak über yenilikler sunarken, ben hâlâ internetten eski atari oyunlarını arayıp bulup oynamak peşindeyim. İşte tam da benim bunu yaptığım noktada kuşak farkı denen şey kendini belli etmeye başlıyor. Hızlı gelişen teknoloji, özellikle de internet, kuşaklar arasında fark oluşma süresini azaltırken, mevcut kuşak farklarında da değişimler yarattı. Yaşlıların da internet kullanması, vb. gibi şeylerin kuşak farkını azalttığı da bir gerçek.
Kabul etmem gerekiyor ki, bu oyun meselesinde ben eski kuşağım. Araya şu kuşak farkı meselesini de sıkıştırdığıma göre yazıyı bitirebilirim. Özetle, Pacxon oyununu çok seviyorum.
19 Mayıs 2012
Acuvue Oasys mi PureVision 2 mi?
En az 2 yıldır Johnson & Johnson’ın Acuvue Oasys numaralı
şeffaf kontakt lenslerini kullanan biri olarak internette hakkında çok fazla
bilgi bulamadığım ancak Bausch & Lomb’un ismiyle dikkat çeken, Purevision 2
olup, Purevision 2 HD olarak lanse ettiği kontakt lenslerinden denemek için 1
çift sipariş ettim. Acuvue Oasys’ten ne kadar iyi olabilirdi ki bu yeni lens?
Acuvue Oasys’in kalitesi ve rahatlığı tartışılmaz ancak yeni
rakibiyle boy ölçüşüp ölçüşemeyeceğini merak ediyordum. 1 aylık Purevision 2
deneyimimin ardından her iki lense kendi belirlediğim, benim için öncelikli olan
kriterler üzerinden notunu vereceğim.
Acuvue
Oasys
|
Purevision
2 HD
|
||
İNCELİK
|
+
|
–
|
OASYS KESİNLİKLE DAHA İNCE.
|
GÖZE OTURMA
|
–
|
+
|
PUREVISION GÖZE DAHA İYİ OTURUYOR. GÖZÜN İÇİNDE OASYS
KADAR ÇOK HAREKET ETMİYOR.
|
NEMLİLİK
|
+
|
+
|
OASYS DAHA YUMUŞAK GİBİ
ANCAK ÇOK FARK YOK.
|
EKRANA BAKARKEN
|
–
|
+
|
OASYS KAYMA VE BULANIKLIK YAPIYOR AZ DA OLSA, PUREVISION’DA
BU PEK YOK.
|
UYKUDAN UYANMA
|
–
|
+
|
OASYS SABAHLARI GÖZE YAPIŞABİLİYORKEN PUREVISION İLE
UYANMAK DAHA KOLAY.
|
ÇAPAK
|
–
|
+
|
OASYS ÇOK FAZLA ÇAPAKLANMA YAPIYOR, PUREVISION’DA BU
DURUM YOK DENECEK KADAR AZ.
|
KURULUK
|
+
|
+
|
İKİSİ DE ÇABUK KURUMUYOR ANCAK PUREVISION’UN PERFORMANSI
DAHA İYİ.
|
BATMA
|
+
|
+
|
İKİSİ DE GÖZDE BATMA HİSSİ OLUŞTURMUYOR.
|
NET GÖRÜŞ
|
–
|
+
|
ÖZELLİKLE GECE NET GÖRME KONUSUNDA PUREVISION DAHA İYİ.
|
Genel bir değerlendirme yapılacak olursa, Purevision fiyat
olarak Acuvue Oasys’ten 5 – 10 TL daha pahalı ancak performans açısından
kesinlikle daha üstün. 1 aylık deneyimin ardından Purevision 2 HD kullanmaya
karar vererek ilk aşkım Acuvue Oasys’ten ayrılmaya karar verdim. Purevision 2 kullanmak
konusunda kafasında soru işaretleri olan kontakt lens kullanıcılarına bu değerlendirme belki biraz fikir verir. Her
gözün yapısının ve tepkilerinin farklı olabileceğini akıldan çıkarmamak lazım
tabii. Tüm kontakt lens dostlarına net görüntülü ve sağlıklı günler dilerim.
19.05.2012
2013 eklemesi: Purevision 2 HD kullanmaya memnuniyetle devam etmekteyim.
2014 güncellemesi: Kullanmaya devam ediyorum :)
2018 güncellemesi: Artık lens kullanmıyorum, Lasik operasyon geçirerek gözlük ve lens maceramı sona erdirdim.
19.05.2012
2013 eklemesi: Purevision 2 HD kullanmaya memnuniyetle devam etmekteyim.
2014 güncellemesi: Kullanmaya devam ediyorum :)
2018 güncellemesi: Artık lens kullanmıyorum, Lasik operasyon geçirerek gözlük ve lens maceramı sona erdirdim.
1 Mayıs 2012
1 Mayıs
![]() |
| Circus Charlie, 1984, Konami |
Oyunun adı Circus Charlie.
1984 yılında Konami tarafından piyasa sürülmüş pek çok oyundan sadece biriydi.
Şimdiyle kıyaslarsak bütün atari oyunları masumdu ancak Charlie başkaydı...
Sirkte çalışan, yetenekli, kimi kimsesi olmayan, kendini işine adamış, ekmeğini taştan çıkaran bir emekçiydi Charlie. Aslanına binip ateşten çemberlerden geçer, ipte yürür, yetmezmiş gibi karşıdan gelen maymunların üstünden zıplar, toptan topa düşmeden atlamaya çalışır, atla 100 metre engelli koşar hatta trapezde türlü gayretler gösterirdi.
Sizden para pul istemez, sadece onu yönlendirmenizi beklerdi.
Kimi kimsesi var mıydı bilinmez...
Senin de İşçi Bayramı'n kutlu olsun Circus Charlie.
Her neredeki sirkte çalışıyor veya çalıştırılıyorsan...
9 Nisan 2012
Güle Güle Meral Okay...
Işıklı yüzünle, hüzünlü duruşunla, güçlü kadınlığın, yazdığın şarkı sözleri, dizi senaryoları, güçlü replikler, sağlam karakterler ve sempatik oyunculuğunla bildim seni. Hep iyi bildim. Bu yağmurlu Nisan sabahı gitmeni beklemiyordum. Ah, dedim. Diyecek bir şey bulamadım. “Bak bak, bu karakterin repliklerini sanki kendi söyler gibi, kendi aşkını, yalnızlığını, hüznünü anlatıyor gibi yazmış!” diyemeyeceğim artık yanımdakilere dizi izlerken. Güzel sözlerin, insanlığın, yaptıkların kalacak geriye. Herkesin imrendiği o saf aşkın fotoğrafı aklımda, kapına çıkarılan rugan ayakkabılarının burukluğu içimde, yâd edeceğim güzel adını seni her düşündüğümde…
Huzur içinde yat güzel kalpli güzel kadın...
8 Nisan 2012
Arım Balım Peteğim
Yeni eserimin adı bu. Arım Balım Peteğim.
Yine bir can sıkıntısı anında Paint'e tıklama gafletinde bulundum ve böyle bir şey çıktı ortaya. Kübizmden beslenmiş bir eser daha! Pembeyle bejin uyumu yanında yeşilin sarıyla oluşturduğu masum ve bir o kadar isyankar tavır sizin de dikkatinizi çekecek mi bakalım?
Yine bir can sıkıntısı anında Paint'e tıklama gafletinde bulundum ve böyle bir şey çıktı ortaya. Kübizmden beslenmiş bir eser daha! Pembeyle bejin uyumu yanında yeşilin sarıyla oluşturduğu masum ve bir o kadar isyankar tavır sizin de dikkatinizi çekecek mi bakalım?
Etiketler:
Ben,
Hobi,
Paint eğleşilerim,
Resim
6 Nisan 2012
Pepsi'nin Nafile Çırpınışları
Tamam, Coca Cola tekel olmasın, Pepsi de olsun, Cola Turka da, Le Cola da... Le Cola'nın zaten reklama ihtiyacı yok - kitlesi belli, Cola Turka forma üzerinden reklam yapıyor, Coca Cola saçmalıklara girmeden istikrarlı - tutarlı reklamlarını yayınlamaya devam ediyor. Coca Cola'nın en güçlü rakibi olduğu halde, durumu en vahim olan ise Pepsi. Milyonluk reklam harcamalarına rağmen bir türlü dikiş tutturamıyor.
2009'da sosyal medya henüz şimdiki kadar patlamamışken Pepsi, Türkiye reklamlarında Seda Sayan'ı oynatmıştı ve bu hususta bir yazı yazmıştım. Sonrasında Kenan İmirzalıoğlu, Hülya Avşar derken, Muazzez Abacı'lı Gönül Yazar'lı Snickers reklamının sosyal medyada getirdiği sesten etkilendiğini tahmin ettiğim Pepsiciler bu kez de Bülent Ersoy'u reklam yüzü yaptılar.
Sosyal medyada konuşulmak tabii ki önemli. Ancak yaratıcılıktan yoksun ve samimiyetsiz reklam her yerde kendini belli ediyor. Pepsi Türkiye ne yapsa olmuyor. Amaç sadece konuşulmaksa, kısa vadede başarılı projeler sayılabilirler. Görüldüğü üzere Pepsi'yi konuşuyoruz ama "gidip Pepsi alalım" motivasyonu oluşturmuyor bu reklamlar. Marka yönetmeni, reklam ajansı, artık her kimse o kişiler koltuğundan kaldırılıp daha adam akıllı fikirleri olan, daha güçlü projeler üreten birileri işi eline almalı. Böyle giderse, Pepsi bizi "yaşatırken" kendini "öldürecek"...
2009'da sosyal medya henüz şimdiki kadar patlamamışken Pepsi, Türkiye reklamlarında Seda Sayan'ı oynatmıştı ve bu hususta bir yazı yazmıştım. Sonrasında Kenan İmirzalıoğlu, Hülya Avşar derken, Muazzez Abacı'lı Gönül Yazar'lı Snickers reklamının sosyal medyada getirdiği sesten etkilendiğini tahmin ettiğim Pepsiciler bu kez de Bülent Ersoy'u reklam yüzü yaptılar.
Sosyal medyada konuşulmak tabii ki önemli. Ancak yaratıcılıktan yoksun ve samimiyetsiz reklam her yerde kendini belli ediyor. Pepsi Türkiye ne yapsa olmuyor. Amaç sadece konuşulmaksa, kısa vadede başarılı projeler sayılabilirler. Görüldüğü üzere Pepsi'yi konuşuyoruz ama "gidip Pepsi alalım" motivasyonu oluşturmuyor bu reklamlar. Marka yönetmeni, reklam ajansı, artık her kimse o kişiler koltuğundan kaldırılıp daha adam akıllı fikirleri olan, daha güçlü projeler üreten birileri işi eline almalı. Böyle giderse, Pepsi bizi "yaşatırken" kendini "öldürecek"...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)














